İŞTE PROFÖSÖR'LERİN GÖZÜ İLE HACET DUASI
HACET DUASINDAN BİR GÖRÜNTÜ
ŞEYH YUNUS KÖYÜ'NDE YEDİ YILDA YEDİ KURBAN
Çankiri Ili, Ilgaz Ilçesi, Seyh Yunus Köyü’nde asirlardir süre gelen bir gelenek hala yasatiliyor. Ne zaman ve nasil basladigi bilinmeyen bu gelenek çevrede dillere destan olarak anlatilip duruyor. Çevre köyler yedi yilda bir tekrarlanan törenleri yedi yil boyunca birbirlerine anlata anlata bitiremedigi gibi o heyecanla o gününün gelmesini bekliyor. Halk arasinda eskiden padisah fermanlariyla, bu törenlerin yapildigi da anlatila gelmekte. Bu anlatilanlari bizlerde dinleyerek gidip görmek istedik. Fakat bir türlü nasip olup da gidememistik. Nihayet 1 Haziran 1996 tarihinde baslayip iki gün süren yagmur duasina katilma imkani bulduk.
Sey Yunus Köyü, her yedi yilda bir yagmur duasina, çikiyor ve yapilan törende yedi kurban kesiliyor. Çevreden yedi köy halki davet ediliyor. Bu yedi köy de her seferinde seve seve katiliyor. Fakat bu törenlere artik yedi köy degil ama üç tane yedi köy katiliyor. Bundan önceki yapilan törende 16 köy katilirken, bu seferki törene katilan köy sayisi 21 adet oldugu söylendi. Aslinda bizim gözlemlerimize göre sadece çevre köylerden ve davet edilenlerden degil, davetli, davetsiz bütün Çankiri köylerinden oldugu gibi, en az yedi vilayetten de degisik insanlar katiliyordu. Katilimin önemli bir sebebi ise bir kisim insanlarin da sohbetlerimiz de beyan ettikleri gibi, bu tören sadece yagmur duasi degil, genelde "iste böyle bir dua yapilir" seklinde izah buluyordu. Burada yeri gelmisken, o yil yagmur yagsin veya yaginasin, yedinci yil dolduysa bu etkinlikler mutlaka yapiliyor. Zaten töreni izleyenler de hatirlayacaklardir, sadece kurban kesip yagmur duasiyla kalinmiyor; ayni zamanda Sey Yunus Türbesi ve diger bazi yatirlar da ziyaret ediliyordu.
SEYH YUNUS KÖYÜ
Seyh Yunus Köyü, Çankiri’nin Ilgaz Ilçesi’ne bagli küçük, sirin bir dag köyüdür. Arazisi engebelidir. Verimin de düsük olmasindan dolayi olsa gerek, Çankiri’nin diger pek çok köyünde oldugu gibi devamli göç vermektedir. En çok Istanbul’a göç veren köy halki, Istanbul’da çesitli islerde istigal etmenin yaninda ticaretle de ugrasmakta ve daha çok esnaflikla istigal etmektedir. Bilhassa böyle günlerde köy kökenli ama disaridan gelenlerin yogunlugu kendini hissettirir.
YAGMUR DUASI HAZIRLIKLARI
Seyh Yunus Köyü’nde Yagmur Duasi etkinliklerini yürütmek amaciyla bir dernek kurulmus. Bu dernek, her yedi yil dolup da, yagmur duasi yapilacagi zaman yaklasinca toplanarak yapilacak organizasyon hakkinda kararlar aliyor ve köye bunu bildiriyor. Gerekli komiteler olusturularak kusursuz bir sekilde yagmur duasinin yapilmasi için önlemler aliniyor.
Bu seferki yagmur duasinda yaklasik 300 kisi görev alarak, köyde askerligini yapanlar dan en asagi iki buçuk milyon lira olmak üzere paralar toplanarak herkesin katkida bulunulmasi saglaniyor. Öte yandan, yaklasik olarak iki ton bulgur ve ocaklarda yakilmak üzere üç ton odun toplanmistir. Gerekli sayida kurbanlar da tedarik edildikten sonra tespit edilen tarihte yapilmak üzere davetlere baslanir. Bir yandan da köy dernegine ait olan kazanlarin ve sinilerin, yada diger kullanilacak malzemelerin tedarikinden elde bulunanlarin kalay ve temizlik islerine kadar hepsi gözden geçirilir. Eksik tespit edilir de alim gücü yada geregi görülmezse komsu köylerden tedariki yoluna gidilir.
GELENLERI KARSILAMA
Yagmur duasinin baslayacagi gün, sabah saatlerinden itibaren komsu köyler gelmeye baslar. Komsu / misafir köyleri karsilamak için olusturulan komite, köy sancagini çekerek, önde imamlar ilahiler okuyarak, köyün girisinde kadar gelirler. Buradan misafirleri alir ve onlari peslerine takarak, ilahiler ve aminler esliginde köyün. içinden geçirip Seyli Yunus Türbesine kadar götürürler. Misafir köylüler burada dua ya basladiginda bunlar geri dönüp, diger yeni gelen misafirleri karsilamak üzere yine köyün girisine giderler. Bu durum bütün misafirler (grup halindeki) gelinceye kadar sürer.
Köye gelen her misafir, Seyh Yunus Türbesi'ni ziyaret ettikten sonra, köyün hemen üzerinde bulunan harmanlarda toplanmaya baslar. Burasi zaten hayvanlarin kesim yeri ve yemeklerin pisirilerek legenlerle dagitilmasi amaciyla belirli bir düzene de sokulmustur. Diger taraf tan da köyün içinde yer kalmadigindan, köy girisini olusturan yol boyunca, birkaç siralik araba konvoylari, bir kaç kilometrelik bir kuyruk olusturur.
SEYH YUNUS VE TÜRBESI
Seyh Yunus’un Horasan Erenlerinden oldugu söyleniyor. Fakat hayati hakkinda kesin bir bilgi yok. Seyh Yunus’un üç kardes oldugu söylentisi vardir. Bu söylentiye göre; kardeslerinden birisi Çörekçiler Köyü’nde yatmakta ve bu köye adini veren Çörekçi Baba’dir. Digeri ise Sihlar Köyü’nde yatmaktadir.
Seyh Yunus Türbesi, Köyün hemen üzerinde bulunan küçük, sivri bir tepenin üzerinde yer almistir. Türbenin Kas adiyla aniliyor ve etrafi köyün mezarligi durumunda. Fakat mezarliktaki en yüksek mezar Seyh Yunus’a ait.
Ayrica Erenlerin Kas’ta biri Meçhul Dede Türbesi olmak üzere iki türbe bulunuyor. Yine Meçhul Dede Türbesi’nin tam karsisinda ve köyün güneyinde Enekenin Kas’ta, köye hakim tepe üzerinde de tek çam agacinin altinda bir türbe daha bulunuyor ki, bu türbeler Seyh Yunus Türbesi’nin etrafini da çevirmis hissi uyandiriyor.
Seyh Yunus Türbesi, mahalli kaya tabir edilen taslarla dört köse olarak çevrilmis, yosunlu taslarla koruma altina. alinmis vaziyettedir.
Küçük bir giris kapisi vardir. Yeri ve duvar yapisi, Yaprakli Ilçesi, Tatlipinar Köyü’nde bulunan ve bir dönem bu köye adini da vermis olan “Seyh (Sih) Osman Türbesi” ile benzerlikler de gösteriyor. Hatta üzerine bir çati yapilmak istenmis ve bunu kabul etmeyip, açikta bulunmaktan hoslandigi rivayeti her iki türbe için de anlatiliyor.
Seyh Yunus Türbesi’nin kuzeydogusuna gelen kösesinde ve türbenin disinda, ama çok yakininda namaz kilmak için, üç tarafi tas duvarlarla çevrilmis “namaz yeri” vardir. Daha çok kadinlar burada iki rekat hacet namazi kilarlar. Sonra türbenin duvarlarinda bulunan taslardan alarak, ellerine, kollarina, baslarina ve yüzlerine sürerek, agrilari ve hastaliklari için sifa umarlar.
TÖRENIN BASLAMASI
Seyh Yunus Köyü’nde yapilan yagmur duasi, hep köye de adini veren Seyh Yunus Türbesi etrafinda gerçeklestirilmektedir. Dualarla baslayan Türbe ziyareti yine dualarla diger türbelere yapilan ziyaretlerle devam eder.
Yagmur duasina çikilacagi gün, çevrede toplanan yetmis bin küçük çakil tasi dualarla toplanarak, köyün alt basinda, giris yolunun kenarindaki “Hacet Kuyusu”na dökülür. Bir de üzerine ayetler yazilmis at kafasi kuyuya sallandirilir.
KURBANLIKLAR / KURBAN TÖRENI
Köylünün tedarik ettigi kurbanliklarin haricinde komsu köylerden veya sahislardan hediye kurbanlar da gelir. Bu kurbanlarin tümü, Seyh Yunus Türbesi’nin etrafinda yedi defa döndürüldükten sonra kesilir.
Eskiden kurban kesme yeri olarak, Seyh Yunus Türbesi’nin hemen altinda ve köyün üzerinde bulunan “Kurban Yeri”nde kullanilirken, artik orasinin yetersiz kalmasindan dolayi, simdi kurban yeri olarak köyün hemen üzerinde, köy ile köyün tarlalari arasinda bulunan “Harman Yeri”nde yapilmaktadir.
Önceden bir gün içine sigdirilan Yagmur / Hacet Duasi, daha sonra kurbanlarin ve gelen davetlilerin çok yüksek sayida olmasindan dolayi iki güne sigdirilmaya baslanilmistir.
Birinci gün kesilip parçalanarak halledilen kurban etleri, beser onar metre uzunlugunda direklere çakilmis çengellere yerlestirilerek parçalanir ve ertesi gün yenilmek üzere hummali bir çalismaya girilir.
Birinci Gün
Bir yandan kesim ve kesilen kurbânlarin halli yoluna gidilirken, diger yandan da atesler yakilip, pisime hazirlanalar, ikindi sularinda pisirme islemi baslar. Bu iste de bütün organizasyonu üstlenmis olan dernek, köy delikanlilarini görevlendirerek hiç bir aksakliga imkan vermez.
Ertesi gün 02 Haziran 1996. Pazar sabah saatlerinden itibaren gelmeye baslayan komsu misafir köyleri, yine ilgili karsilama komitesi, köy sancagiyla, imamlar ve ilahiler esligin de, köyün girisinde karsilayarak alir ve köyün. içinden geçirerek Seyh Yunus Türbesi’ne kadar götürürler. Gelen misafirler, Seyh Yunus'ta dualara basladiginda kârsilama komitesi diger gelmekte olan misafirleri karsilamak üzere, köyün içinden geçerek, köyün giris yolunu tutarlar. Bütün gelenler böyle karsilandiktan ve dualar bittikten sonra, Köy harmaninda toplanmaya baslarlar.
Bu sirada, Harman Yeri’nde, gelen misafirlere kurban etlerinden yemek, bulgur pilavi ve ayranlar hazirlanmaktadir. Sira sira dizilmis onlarca kazan, gelenlere ikramin en güzelini sunma gayreti içinde fikir fikir kaynayarak, harli ateste, duayla karisik, husu içinde birbirleriyle yarisirken bir yandan da ateslere odunlar atilir. Harli atesler üzerinde, mistik bir hava içerisinde lezzet piser.
Köy harmaninda , köyün güneyinde, fakat Seyh Yunus Türbesi’nin dogusunda yer alan, köyü çevreleyen tepelerin boyuna ulasmayan, ama köyün etrafini saran araziyle birlikte köye ve köy harmanlarina hakim ufak tepecik üzerine yerlesen imamlar, ilahiler esliginde dualar okur, halka nasihatlerde bulunurlar.
TÖRENIN BASLAMASI
Seyh Yunus Köyü’nde yapilan bu yagmur dualarinda, köyün sembolü olani “Sancak” önemli bir yer isgal eder. Törenler, Seyh Yunus Türbesi’nde dua, Harman Yerine ve köye hakim olan küçük tepecikte ilâhiler ve dualarla,halka yapilan nasihatler ve bir yandan da Köy Sancagini çekerek Erenler Tepesi’nde bulunan türbelerin ziyareti gerçeklestirilir.
Köyde bulunan mahseri bir kalabalikla birlikte, bu saydigimiz yerlerde de gruplar bir birine geçmis vaziyette binlerce insan vardir. Bir yandan köyün içinin kalabaligi gözle görülürken, Harman Yerinde igne atsaniz yere düsmeyecek sekilde kalabalik vardir.
Bu arada kurban kesimleri ve bunlarin halli devam ederken, diger yönden yemek hazirliklari da hizla sürmektedir. Imecenin ve dayanismanin en güzelini burada görebilirsiniz.
ENEKENIN KAS
Köyün güneyine hakim olan ve bu kesimini bir boydan, diger boya sararak dogu-bati uzantisinda devam eden tepelere Enekenin Kas deniliyor.
Enekenin Kas’ta daha çok taslik ve kayalik bir görünüm hakim. Yer yer ahlat agaçlari bulunuyor. Engebeli bir arazi yapisi var. Fakat üzerinde tarim yapilmakta ve halen ekilmekte olan tarlalar yer aliyor.
Enekenin Kas üzerinde yer alan türbeler, siradan mezar görüntüsünde. Yerden bir karis yükselerek mezar oldugunu belirten taslarda olmasa, arazi içinde tamamen kaybolur.
MEÇHUL DEDE TÜRBESI
Enekenin Kas’ta bulunan türbelerden bir tanesi de Meçhul Dede Türbesi. Meçhul Dede Türbesi, Ilgaz Yolu’na da hakim bir tepe üzerinde bulunuyor. Türbenin etrafi çevreden toplanan taslarla belirlenmis. Hemen yani basinda da bir çam agaci göklere uzaniyor.
Meçhul Dede Türbesi ve bulundugu mevki, bize Eldivan Ilçesi’nde bulunan “Erduran Dede Türbesi”ni hatirlatiyor.
Saat on sularina yakin Köy Sancagi çekilerek, yine ilahiler ve aminler esliginde Enekenin Kas’ta bulunan türbelere çikiliyor. Türbeler ziyaret edildikten sonra geri tekrar yürüyerek köye dönülüyor.w
TOPLU NAMAZ
Ögle vakti geldiginde, harman yerinde toplu namaz kiliniyor. Kilinan bu ögle namazi sonrasinda ise yagmur duasi yapilmakta. Yagmur duasinin ardindan da iki gündür hummali bir sekilde hazirlanmakta olan yemeklerin yenilmesine geçiliyor.
YEMEK
Yemek vaktinin gelmesiyle toplu misafirler köy köy ayriliyor. Diger misafirlere de sayisina bakilmaksizin, ayri ayri sofralara buyur ediliyor. Harman Yeri’nde, yerlere büyük meydan sofralari kuruluyor. Belki de çevrenin en büyük mutfagindan bu sofralara servis yapmak üzere meydan sinileri kazanlarin yanina getirilir. Büyük kevgirlerle, bu sinilere birkaç kevgir pilav, bunun üzerine et pisen kazanlardan da birkaç kevgir et yemegi konulur. Siniler yer sofralarina tasinir. Yaninda ekmek, yogurt ve ayran gibi yiyecek ve içecekler sunulur.
Köylere sira ile haber verilerek, 8 ila 12 kisi arasinda degisen sayilarda gruplar sofraya aliniyor. Onlar yemeklerini yedikten sonra diger grup sofradaki yerini aliyor. Bu bazen ikindi siralarina kadar sürüyor. Bir taraftan yemekler yenirken, diger taraftan Seyh Yunus Türbesi’ne ve diger türbelere ziyaretler devam ediyor. Devamli hareket halinde olan insanlar arasinda yeni dostluklar da kurulur.
Bu kisa süre içensinde kurulan dostluklar ne hikmetse birden bire sicak ve saglam bir sirdasliga dönercesine herkes kendini anlatiyor. Bazi saglik sikintilarinin oldugunu bile anlatir insanlar birbirlerine.
Bazen firsat bulunursa evlere de davet edilirsiniz. Fakat bu çok nadir olur. Çünkü, bu iki gün boyunca hayat hep evlerin disinda gelisir ve bu hareketlilik sizin evde oturmaniza musade etmez ve çok sikilirsiniz.
Bütün bu anlattiklarimiza ilave edilecek daha çok seyler de var süphesiz. Fakat kisa sürede biz tespit edebildiklerimizi ve yaptigimiz sohbetlerin yaninda tespitlerimize ve gözlemlerimize yer vererek anlatmaya çalistik.
Ikinci Gün
Ikindinden itibaren, köyden ayrilmaya baslayan misafirler; yeni kurulan dostluklar ve dostlarin yaninda eski dostlarla da vedalasarak ayrilik yolunu tutarlar. Ömür yeter, saglikli olunur, hastalik olmaz da, bir engel de çikmazsa, yedi yil sonra bulusmak üzere Seyh Yunus Köyü’nden ayrilinir.
Bizim de; Prof Dr. Mahmut Tezcan, Dr. Kemal Parilti, Sadik Çakirsipahi’den olusan ekibimizle ayrilik yolunu tutuyoruz

